Page 31 - lbu orijinal
P. 31
Kirlenme; suyla, havayla, ulaşım araçlarıyla ve başka biçimlerde ülke sınırlarının
ötesine de taşınır. Bunun sonucunda, kirlilik bir ülkenin iç sorunu olmaktan çıkar ve
birçok ülkenin sorunu haline gelir. Çevre sorunlarının kısaca değindiğimiz sorunlara
çözüm yollarının aranmasında da uluslararası sıkı bir iş birliği gereklidir. Toplumları
böyle bir iş birliğine zorlayan gerçeklerin yanı sıra, Birleşmiş Milletler Anayasası’nın 74.
Maddesi de devletlerin aralarındaki uyuşmazlıkları barışçıl yollardan çözmeleri için iş
birliği yapmaya zorlayıcı bir kural içermektedir. İş birliği zorunluluğu birçok uluslararası
sözleşmenin de kuralları arasında bulunmaktadır.
Çevreyle ilgili çalışmalar yapan kuruluşların başında Birleşmiş Milletler Örgütünün,
UNESCO, HABITAT, UNEP, WMO, WHO ve UNDP gibi kuruluşları gelmektedir. Avrupa
çapındaki kuruluşlar arasındaysa, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve Avrupa Ekonomik
Kalkınma ve İş Birliği Örgütü, zaman zaman NATO’nun bile çevre sorunlarıyla ilgilendiği
görülebiliyor. Uluslararası çapta etkinliklerde bulunan Yeşil Barış ve benzeri sivil toplum
örgütlerinin çalışmaları da unutulmamalıdır. Çevre sorunlarının bir bölümü yalnız kentsel
yerleşim yerlerini ilgilendirirken kimileri de küresel nitelik taşımaktadır.Bunların tümü,
gerekli önlemler alınmadıkça bütün insanlığı ve ekosistemi tehdit edebilecek boyutlara
ulaşmaktadır. Söz konusu sorunlar arasında insanlığın bugününü ve geleceğini en çok
tehdit eden iklim değişikliğidir. Bir yazarımızın da belirttiği gibi “Mevsimler geçmiş
yıllarda birbirinden bıçakla kesilmiş gibi ayırt edilebiliyordu. Oysa günümüzde yazları,
kışları, baharları birbirinden ayırmaya olanak yok. Ünlü kompozitör Vivaldi, bugün hayatta
olsaydı Dört Mevsim adlı eserini yazmakta büyük zorluk çekerdi” demiştir.
29

