Page 36 - lbu orijinal
P. 36
YEȘ L AYAK Z
Belirli bir çevrede dünyaya gelen insan,
içgüdüsel olarak çevreyi anlamlandırmaya
çalışmaktadır. Bu anlamlandırma çabası
insanın çevreye yönelik bilgi sahibi olmasıyla
neticelenmiştir. Yaşadığı çevreye yönelik
PANELİST yönelik tahakkümü de artmıştır. Çevre ise,
bilgisini arttıran insanın, zamanla çevreye
tahakkümüne
insanın
fazla
daha
direnememiş, insana olan tepkisini ortaya
koymuş ve yaşam koşullarında düşüşe sebep
olmuştur. Bu durum insanlar tarafından çevre
sorunu olarak isimlendirilmiştir.
Bu sorunun hızla arttığı ve zaman içerisinde
daha da artacağı göz önüne alınarak dünya
ve Türkiye ölçeğinde çevre ile ilişkili bakanlık
düzeyinde idari örgütlenmeler kurulmuş;
BAYRAM çevresel değerlerin hukuki güvence altına
alınması amacıyla çevreye ilişkin hükümler
başta anayasa ve yasalar olmak
EFE üzere,yönetmelik, genelge, yönerge, tüzük ve
tebliğler yavaş yavaş yer almaya başlamıştır.
Çevre sorunlarının çözümünde ağır ceza ve
KABAKÇI yaptırımlar uygulamak yeterli değildir. Çünkü
ağır cezalar, sıkı denetimler ile çevre
sorunları ancak belli bir süre engelleyebilir.
Çevreye karşı hassasiyet taşımayan ve ona karşı sorumlulukları olduğunu
düşünmeyen bireyler için cezalar caydırıcı olmayacaktır. Çevre sorunlarının yegâne
çözümü topluma çevre bilinci kazandırılması yani çevre eğitimidir. Çevre eğitimi,
çevreye karşı duyarlılığı arttırmayı amaçlar. Bu sayede çevre sorunlarına yönelik
çözümler üretmek kolaylaşır.
Çevre eğitimi ile çevre bilincine sahip olmanın sadece çevreye değil insanlığa ve
canlıların yaşamlarına da katkılar sağlayacağı aşikârdır. Eğitimin temel işlevlerinden
birisi; bireylere doğayı ve çevreyi tanıma, sevme ve korumaya yönelik davranışlar
kazandırmaktır. Bu kapsamda çevre eğitimi; toplumda çevre bilincinin geliştirilmesi,
başka bir deyişle çevrenin korunması için yeterli bilgi ve becerilerin verilmesi, çevreye
ilişkin doğru tutum ve davranışların gösterilmesi neticesinde çevreye duyarlı bireyler
yetiştirilmesi ve tüm sonuçların izlenmesi sürecidir.
34

